Bir zamanlar Saddam'da "açılım" yapmıştı!!

sitemiz yazarları

Bir zamanlar Saddam'da "açılım" yapmıştı!!

Mesajgönderen azad_26 » Pzt Oca 25, 2010 6:57 pm

Resim


Saddam Hüseyin ve Baas Partisi de “Açılım” Kod Adıyla Tasfiye Harekatı Başlatmıştı

Güney Kürdistan’da 1961’den 1970’e kadar Mele Mustafa Barzani liderliğinde yürütülen peşmerge

savaşı her dört parça ve özelikle Kuzey Kürdistan’ın fedakâr desteği ile büyük başarılar elde etmişti.

Kürdistan’ın dört parçası bu mücadeleye umut bağlayarak, Mele Mustafa Barzani’ye adeta kurtarıcı gözüyle bakmaktaydı.

Bu durum başta Irak ve Türkiye olmak üzere uluslar arası birçok gücü de endişelendiriyor ve bölge dengelerini bozuyordu.

Irak yönetimine Kürt sorununu çözmesi için içten ve dıştan büyük baskılar yapıldı. En önemlisi peşmerge direnişi karşısında Irak yönetimi çok zor duruma girmişti.

Devlet yapısı dağılmakla yüzyüze kalmıştı.

Bunun sonucunda Irak yönetimi KDP Başkanı Mele Mustafa Barzani ile ilişkilenerek Irak’ta “açılım” yapacaklarını ve bir barış anlaşması yapmak için siyasete fırsat verilmesini istedi.

11 Mart 1970 yılında Irak devleti ve KDP 4 yıllık bir barış deklarasyonu imzaladıklarını, Irak radyosu ve KDP’ye bağlı “Kürdistan’ın Sesi” radyosunda resmen ilan ettiler.

Anlaşmayı Irak başkan yardımcısı Saddam Hüseyin ve Mele Mustafa Barzani imzaladılar.

Güney Kürdistan halkı bu beyana “11’ê Adarê” der.

Anlaşmada herhangi somut bir adımın kesin gerçekleşmesi için net kararlar verilmemiştir.

Otonom bölgesinin sınırları, Kerkük’ün durumu vs gibi ciddi meseleler çözümlenmemiş, aksine üzerinde tartışılacağı ve açılımın ona göre şekil alacağı yönünde karar birliğine varılmıştı.

Kesin çözüm ve imzalar bu 4 yıllık tartışmalar neticesinde sonuca bağlanacaktı.

Fakat Irak Baas yönetiminin ve Saddam Hüseyin’in bu açılım niyeti farklıydı.

Biraz nefes alıp gelişen Kürt ulusal mücadelesini tasfiye etmeyi düşünüyordu.

Bu 4 yıllık süre içinde müzakereler yapıldı, barış deklarasyonunda dile getirilen maddeleri Irak hükümeti bin bir taktik ve oyunla yerine getirmemek için çabalıyordu.

Özelikle Kürt hainlerini ve korucularını (cahşlarını) bunun için sonuna kadar kullanıyordu.

Güney Kürdistan devriminde rol oynayan bazı peşmerge komutanları ve yetkilileri ise dağdan ovaya indikçe rehabilite oldu.

Rant kavgası içinde siyasal sorunlardan uzaklaştılar, doğacak tehlikelerin farkına varmadılar.

İdeolojik bir alt yapı sistemi oluşturulmadığından dolayı Güney Kürdistan devrimi adeta siyasal asimilasyona uğramaya başlamıştı.

Heyetler arasında müzakere sert tartışmalarla yürütülürken, Saddam Hüseyin biraz daha zaman kazanmaya çalışıyordu.

Koruculuk sistemi şeklinde örgütlenmiş Kürt hainleri, sırf Barzani aşiretiyle yaşadıkları çelişkiler yüzünden Mele Mustafa Barzani’nin getireceği herhangi bir otonomi bölgesinde yaşamak istemediklerini ve kabul etmeyeceklerini deklare ettiler.

Akre ve Musul’da yaşayan Zebariler bunun başını çektiler.

Tıpkı bugünkü yeminli PKK ve Öcalan düşmanlığı yapan kesimlerin, PKK’nin çözüme dönük ortaya attığı projelere gösterdikleri düşmanca tepki gibi!

Zaten aynı görüşleri hala devam etmekte, Musul’da Dindar ve Leto Zebariler hala Kürt düşmanı

Hedba partisi ile hareket etmektedirler.

Bunlar o dönemde Saddam Hüseyin’in eline çok büyük kozlar verdiler.

Saddam bunu kullanarak 11 Mart’ta vardıkları anlaşma metinlerini değiştirmeye başladı.

Dohuk’a bağlı Akre’de yapılan referandumda Zebarilerin etkisi ile Kürt otonom bölgesine bağlanmak yerine Bağdat merkezi yönetime bağlanma yönünde oy kullandılar.

Kürtlere verilmesi planlanan sözler yavaş yavaş geri çekiliyordu.

En sonunda Kerkük konusunda çelişkiler yüzünden müzakereler kilitlendi.

Irak yönetimi Kerkük’ün kesinlikle Kürt otonom bölgesine bağlanmayacağını, verilecek otonom bölgelerinin dağlık bölgelerle sınırlı olacağı, Hewlêr dışında ovada bulunan başka hiçbir şehir ve bölgeyi kapsamayacağını açıkladı.

Saddam Hüseyin ve Irak Baas partisinin “açılım” taktiği Güney Kürdistan peşmerge mücadelesini ve liderliğini yavaş yavaş tasfiyeye doğru götürüyordu.

Böylece Irak yönetimi ve Saddam Hüseyin üzerindeki dış baskılar yavaşlamış, içte Baas partisi yavaş yavaş düzenini oturtmuş ve devlete tam hakim olmaya başlamıştı.

İran ve Türkiye’nin müdahalesi, görüşmeleri Kürtlerin aleyhine doğru götürmüştü.

Mele Mustafa Barzani Kerküksüz otonomiyi kabul etmeyerek Saddam Hüseyin ve Irak Baas partisinin açılımına resti çekerek savaşa tekrar başladı.

Fakat müzakere heyetinde bulunan KDP liderlerinden Aziz Akreyi ve Haşim Akreyi Saddam Hüseyin’in Kerküksüz otonomisini kabul ederek Irak yönetimi altında sonuna kadar yaşayacaklarının teminatını verdiler.

Bu durumu dünyaya karşı büyük bir koz olarak kullanan Saddam Hüseyin, yandaşı olduğu Kürt hainleri ile birlikte artık peşmergelere karşı tüm gücüyle savaşıp tasfiye edebilirdi.

Savaş kararı alan KDP liderliğine bağlı peşmergelerin eskisi gibi savaşma azmi ise kalmamıştı.

4 yıl boyunca ranta bulaşmış KDP’li yetkililerin yolsuzluklarına işaret ederek, “biz yıllarca bunun için mi savaştık” diyerek sitem ediyorlardı.

Peşmerge artık eskisi gibi savaşamıyorlardı. Dıştan da eskisi gibi destek görmüyordu. Güney Kürdistan hareketi büyük baskılarla karşı karşıya kalmıştı.

Saddam Hüseyin ise Kürt hainlerinin eliyle Kürtlere içi boşaltılmış, özden yoksun göstermelik bazı haklar vererek dünya kamuoyuna, “Kürtlerin savaş için herhangi bir nedenleri yok, bana her türlü desteği verin, geri kalan radikal Kürtleri tasfiye edeyim” demek istiyordu.

Şimdi Türk devleti ve AKP hükümeti bölgesel ve uluslararası alanda bu planı genişletip topyekûn olarak Kürtleri hem Güney’de hem de Kuzey’de tasfiye etmek ve kölesi haline getirmeye çalışmaktadır.

Başbakan Erdoğanın “hazmede hazmede (inkar ve imhayı) geliştireceğiz” söylemiminin ne enlama geldigini kürdistan halkı çok iyi anladı.

Güney Kürdistan tarihinin o dönemki tecrübeleri bütün faşist güçler için geçerlidir.

Sadece somut koşulların somut tahlili yapılarak yenilenir.

Güney Kürdistan hareketi birkaç ay daha savaştı.

1975 yılında Türkiye’nin gizli diplomatik çabalarının sonucu olarak Irak ve İran, Güney Kürdistan ve Mele Mustafa Barzani hareketi üzerinde karşıt anlaşmaya vararak “Cezayir anlaşması”nı imzaladı.

Halkın özgücünden ziyade dışa bağımlı siyaset izleyen Güney Kürdistan hareketi bu ittifakı adeta kendi sonu olarak gördü.

Güney Kürdistan peşmerge hareketinin lideri Mele Mustafa Barzani her dört parçada yaşayan halkın kendisine bağlanan umutlarını yeniden örgütleyecek ve şartlara uygun bir ideolojik çizgiye sahip olmadığından dolayı devrimi sonlandırdı.

Bütün ısrarlara rağmen peşmergelere çağrıda bulunarak devrimin bittiğini, peşmergelerin evlerine gidebileceğini söyledi.

Bu durum Güney Kürdistan tarihine Aşbetal (tasfiye) olarak geçti ve halkın diline düştü.

Bu çağrıdan sonra Irak Baas yönetimi ve Saddam Hüseyin tasfiye planlarını derinliğine işlemek için çalışmalarını hızlandırdılar.

Böylece gelecekte Kürt sorununun başına bela olmasını engelleyebileceğini hesapladı.

KDP politbürosu ise Saddam Hüseyin’e resmi bir mektup göndererek, Kerküksüz otonomiyi kabul edebileceklerini yazdı ve tekrar görüşme talebinde bulundu.

Saddam Hüseyin ise verdiği cevapta, “Biz bu otonomiyi kişilere, liderlere ve partilere vermedik, Irak halkına verdik.

Bizim tek muhatabımız halkımızdır.

İsteyen kişiler gelip bu otonomi içinde bireysel olarak yerini alabilir, bizim verdiğimiz haklar bireysel haklardır” dedi.

Bu söylem de bugünkü T.C. söylemiyle neredeyse tıpatıp örtüşüyor!

KDP politbürosunun teklifini böylece reddeden Saddam Hüseyin, 11 Mart 1970’te verdiği ve ilan ettiği açılım deklarasyonunun amacını da böylece açıklamış oldu.

Saddam Hüseyin ve Baas partisi Mele Mustafa Barzani’nin teslimiyet çağrısına rağmen geri kalan ve mücadele etmek isteyen peşmerge güçlerine karşı daha hazırlıklı savaşmak ve tam tasfiye etmek için açılım projesini Kürtler üzerinde istediği gibi sürdürmeye çalıştı.

Çil yavrusu gibi İran’a, Türkiye’ye ve Avrupa’ya dağılan Kürt peşmergeleri mülteci kamplarında esir muamelesine tabi oldular.

D.Bakır Belediye Bşk.Sn. Baydemirinde dedigi gibi "M.Qaziler, Ml.Mustafalar, Syt.Rızalar, Şeyx Saidler.İhanete oğradı bundan sonrakiler ihanete oğramayacaklar."

azad_26@heridan.com


selamlar saygılar
azad_26
 
Mesajlar: 128
Kayıt: Cmt Şub 07, 2009 10:11 am

Dön yazarlar bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Bing [Bot] ve 1 misafir

cron