Akşamlar bazalt taşlarının çatlatamadığı nardı
Ateş olup çekiyordu havada kalanları evvele
Topraklarından kopartılan insanlardan bahsediyor üç adam
Göç yollarında doğup ölen bebelerden
Kan kokan ovalardan
Dêrazor’a varamayanlardan
Unutamadıkları şeylere benziyordu yüzleri
İkisi şark çıbanı taşıyordu yanağında
Surlukentin dağkapı’sından üç günlük yoluna
İyice temizlensin için Kürtlüğünden
Gönderilendi diğeri
Kimi sokaklar ermeni ermeni bakardı
Aramîce ipekmintan dokuyan ustalara
Dut gibi kızarırdı Müslüman kalpleri
Haytanın teki yan gözle baktığından gavur kardeşlerine
Ezan ile çan kirveydi o vakitler
Nar çatlamış haç düşmüştü